Sayfa Menüsü
TwitterFacebook
Kategori Menüsü

Özelleştirme

ve Sosyal Yönü…

Türkiye’de özelleştirme 1980’lerin başından beri yoğun bir şekilde tartışılan fakat 20 küsur senedir maalesef hiçbir yol alınamayan trajikomik bir durumda.

O tarihlere bir dönelim.  Seksenlerin başı ve Türkiye’de “Özelleştirme” lafı dolaşıyor.  O tarihlerde ciddi özelleştirme yapan tek ülke İngiltere.  Daha doğu bloku çökmemiş ve Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkelerinin halkları hala sosyalizmin zulmü altından eziliyor.

Ve günümüze bir bakalım.  Aradan 20 seneden fazla zaman geçmiş.  Batı Avrupa’da özelleştirmeler yıllarca önce bittiği gibi, eski doğu bloku çökmüş ve Rusya ile eski Sovyet uyduları özgürlüklerine kavuşarak özelleştirmelerini tamamlamışlar.  Büyük bir ekonomik çöküntüden zenginliğe doğru hızlı adımlarla ilerliyorlar.

Biz ise bir iki uyduruk özelleştirme dışında hiç yol katedememişiz.  10 sene evvel 30 milyar dolar eden Türk Telekom artık 2 milyar dolar bile etmiyor, örneğin.  Özelleştirme yapacağız diye “Özelleştirme İdaresi” diye bir başka KİT kurmuşuz, sonuç özelleştirme gelirinden çok özelleştirme gideri.  Özelleştirme diye diye yapılan kamulaştırmalar da işin cabası.

Kısaca Türkiye’de özelleştirme “Sakın Özelleştir-me” olmuş yani tam bir komedi.

Peki bu niye böyle olmuş?

Bu böyle olmuş çünkü ne kadar lafı edilirse edilsin, 20 küsur senedir iktidara gelen partilerin hepsi devletçi “Ankara Partileri”.  Mensuplarının eski bürokratlar olduğu, kalkınmanın devlet eliyle sağlanabileceğine, işssizliğin devletin işveren olmasıyla çözüleceğine inanan “Ankara Partileri”.

Üstelik bu “Ankara Partileri”nin mensupları iktidara geldiklerinde ellerine geçecek olan büyük gücü bırakmak istemiyorlar.  O sebeple her seçim sonrası Bakanlık pazarlıkları yapılıyor, o sebeple her sene yeni bir bakanlık ihtas ediliyor.  Devletin büyümesi, en azından küçülmemesi halkın boğazını sıkıyor onları fakirliğe mahkum ediyor belki ama Ankara’ya kurulmuş olan bürokrat ve Ankara Partilerinin çok hoşuna gidiyor.

Liberal Demokrat Parti olarak Özelleştirme konusunda tavrımız Ankara Partileri aksine çok net.  Biz sadece özelleştirmeyi sonuna kadar savunmuyor, neden özelleştirme yapılması gerektiğini söylüyoruz.  Üstelik LDP olarak Ankara Partilerinden farklı olarak, Ankara’ya yerleşip hantal bir devleti eliyle “Halka Hizmet” amacımız yok.

Biz sorunların odağının Ankara olduğunu düşünüyor, devletin asli görevleri olan adalet, güvenlik ve ordu dışında bir işe karışarak halkımıza gölge etmemesi gerektiğine inanıyoruz.  Biliyoruz ki, eğer Ankara yüksek vergiler, hantal bürokrasi ve “hizmet ediyoruz” adı altında yapılan israflardan vazgeçerse halkımız her işini kendi görebileceği gibi, refaha ancak böyle kavuşabilir.

Dolayısı ile LDP iktidarında özelleştirme adı altında yıllardır oynanan bu komediye bir son verilecek, tüm devlet iktisadi kuruluşları devletin elinden çıkartılacaktır.  Alıcısı olanlar satılacak, olmayanlar acilen tasfiye edilecektir.

Bunun yanında yıllardır Özelleştirmenin engellenmesi için bir kılıf görevi gören bir konunun altının çizilmesi de gerekiyor.

Özelleştirmenin sosyal yönü, diye adlandırılan bu konu kısaca Özelleştirme sonucu işsizliğin ortaya çıkacağı, bunun da sosyal sorunlara yol açacağı varsayımına dayanıyor.

Açıkça söylemek gerekirse yıllarca arpalık olarak kullanılan yüzlerce kurumun satılması, veya tasfiyesi sonunda bazı kişiler işsiz kalacaktır.  Fakat bu kurumların devlet üzerine yaptığı gider baskısı azalacağından ve bunun sonucu gelecek vergi indirimleri ve devletin yarattığı haksız rekabet sona ereceğinden, çok kısa zamanda özel sektörde büyük bir canlanma ve istihdam ihitiyacı doğacaktır.

Bugünkü durumda devletçi Ankara kafasının sonucu olarak belki bazı kişiler çoğunlukla politik kayırmalar sonucu devlet kurumların iş bulabilmekte fakat bu durumun getirdiği yük, özel sektörü öldürerek bir çok insanın işsiz kalmasına sebep olmaktadır.

Kısaca devletin işveren olması aslında işsizliğe neden olmaktadır.

Liberal Demokrat Parti olarak bu geçişin işinden olacak bazı kişiler için, iş bulana kadar sancılı olabileceğini biliyor bu yüzden bir yumuşak geçiş politikasını savunuyoruz.

LDP iktidarında bu devlet kurumları ve KİT’ler tasifye edildikten ve özelleştirildikten sonra işsiz kalacaklar için, 3 sene boyunca azalan bakiyelerde eski maaşlar ödenmeye devam edilecektir.  Maaş ödemeleri, yeni iş bulunsa bile devam edecektir.  Böylece özelleştirme ve tasfiyeler sonucu işsiz kalacak kişiler mağdur olmayacak, yıllardır halka kambur olan bu kara deliklerin kapanmasıyla özel sektör canlanacak ve çalışana olan ihtiyaç artacaktır.

LDP “Ankara Partileri” aksine özelleştirme konusunda kararlı ve hazırlıklıdır.  Yıllardır ”Ankara Partileri” iktidarlarında açıkça görüldüğü gibi özelleştirmenin gerçekleşmesi, dolayısı ile ekonomik kalkınma ancak ve ancak LDP iktidarında mümkündür.